Kuir Kıbrıs Derneği – Renklerin Çeşitliliği Projesi

Aylık Medya Takip Raporu

Eylül 2019

 

Zaman Aralığı: 01.09.2019 – 30.09.2019

Eylül Ayı’nda 48 haber LGBTİ+ konularını içermekteydi. Çevrimiçi ve Basılı taranan gazetelerdeki bu haberlerin:

  • 17 tanesi olumlu,
  • 27 tanesi basın bildirisi,
  • 4 tanesi de olumsuz haber olarak sınıflandırılmıştır.

Çevrimiçi taranan gazetelerden:

  • Gazedda Kıbrıs (GK) tarafından, 4 Olumlu ve 5 Basın Bildirisi yayınlanırken bu gazetede olumsuz habere rastlanmamıştır.
  • Kıbrıs Postası’nda (KP) ise 7 Olumlu, 7 Basın Bildirisi ve 1 Olumsuz haber yayınlanmıştır.
  • Gündem Kıbrıs (GN) tarafından, 2 Olumlu, 2 Olumsuz haber ve 5 Basın Bildirisi yayınlanmıştır.

Basılı taranan gazetelerden:

  • Yenidüzen (YD) tarafından, 4 Olumlu, 1 Olumsuz ve 6 Basın Bildirisi yayınlanmıştır.
  • Kıbrıs Gazetesi’nde (KG) ise 4 Basın Bildirisi yayınlanırken bu gazetede olumlu veya olumsuz habere rastlanmamıştır.

 

İlk Hafta (01-08.09.2019):

Eylül Ayı’nın ilk haftasında, 1 Eylül Dünya Barış günü için Kuir Kıbrıs Derneği tarafından hazırlanmış olan ve Renklerin Çeşitliliği Projesi kapsamında “Psikologlara Yönelik LGBTİ+ Farkındalık Eğitimi” basın bildirisi, basılı ve çevrimiçi olarak taranan tüm gazetelerde yer almıştır. Bunların yanında haftanın dikkat çeken haberleri, Yenidüzen’de yayınlanmış olan “4 Ay Hapis Yatacak”, Gündem Kıbrıs’ta “Eşcinsel geni diye bir şey yok” ve Yenidüzen’de “Saraybosna’nın ilk Onur Yürüyüşü yapıldı” başlıklı haberler oldu.

1) 3 Eylül 2019’da Gündem Kıbrıs’ta yayınlanan “Eşcinsel geni diye bir şey yok” adlı haber konuyla ilgili bireylerin veya uzmanların görüşlerine yer veren haber niteliği taşımasından dolayı olumlu kategorisinde yer aldı.

Haberin detaylarında, ABD’li bilim insanlarının yaptıkları genetik araştırmalar sonucunda ve yaklaşık 500 bin civarı veri üzerinden yaptıkları değerlendirmede varsayıldığı gibi bir genetik geninin olmadığını genetik varyasyonların eşcinsellikte önemli etkisi olduğu gibi birçok bilimsel bilgi yer almakta. Bu da haberi olumlu kılmakta.

“Çalışmaya liderlik eden isimlerden, Finlandiya’da Moleküler Tıp Enstitüsü biyoloğu Andrea Ganna, “Yaptığımız sayısız çalışma içerisinde, eşcinsel eğilimi genleri nedeniyle ortaya çıkan 5 adet genetik değişkenle karşılaştık” ifadelerini kullandı.”

Haberin geneli olumlu olarak değerlendirilse de dikkati çeken diğer bir unsur , haberin orjinalinde yer almayan, aynı zamanda geçmiş çalışmalarda üzerine basılarak doğruluğu kanıtlanamamış kalıp yargı olarak karşımıza çıkan cinsel yönelimin yetiştirilme tarzı ve kişilikle bağlantılı olduğu gibi cümleler orjinal haberde yazılmışçasına bu haberde yer aldı. Bundan ötürü haber stereotipleştirici haber olarak, olumsuz haberler arasında da yer aldı. Son olarak da haberin ilk cümlesinde “bilim insanı” yerine “bilim adamı” kullanılması da cinsiyetçi dil olarak değerlendirildi.

“Bu alanda yapılan en büyük araştırmalardan biri olarak kabul edilen çalışmada, cinsel yönelimin genlerden çok yetiştirilme ve kişilik yapısı ile ilgili olduğu belirlendi.”

2) 6 Eylül 2019’da, Yenidüzen tarafından yayınlanan “4 ay hapis yatacak” başlıklı haber 6 Eylül 2019  stereotipleştirici ve kriminalize eden ve ayrımcı dil içeren haber niteliği taşıdığından dolayı olumsuz haberler başlığı altında yer aldı.

Haber, Girne’de üç kadının erkeklerle cinsel ilişkiye girmesini teşvik etmesi nedeniyle yargılanacak olan bir kişi hakkında ve yargı süreci hakkında bilgi vermekte. Haberin içeriğinde iki ayrı detay dikkat çekmektedir. Öncelikle, mahkeme esnasında sanık avukatı tarafından, kişinin cinsel yönelimini belirterek, hapishanede homofobik saldırılara uğrama ihtimali olduğundan dolayı hapishaneye yollanmasının sakıncalı olabileceği belirtilmiş. Her ne kadar da Kıbrıs’ın kuzeyinde genellikle mahkemeler basına açık bir şekilde yapılsa da gazetecinin mahkemeyi nasıl özetleyeceği kendisine kalmış bir karardır. Burada kişinin izni alınmadan mahkemede güvenlik amaçlı sunulan cinsel yönelim bilgisi gazeteci tarafından topluma duyurulmaktadır. Kişinin cinsel yönelimini avukatı aracılığı ile mahkemede açıklaması bunu basın aracılığı ile tüm topluma duyurmak istediği anlamına gelmeyebilir. Açılmak bir haktır fakat ifşa bir suçtur. Diğer taraftan, dikkat çeken başka  bir detay Yargıç Meltem Dündar’ın açıklamasındaki “cinsel tercih” kalıbı olmuştur. Burada Yargıç Dündar’ın sözleri tırnak içerisinde belirtilmemiş gazeteci tarafından özetlenmiştir. Bu noktada habercinin dili devreye girmektedir ve cinsel yönelim yerine tercih kullanılması ayrımcı bir dildir. Eşcinsel, biseksüel, heteroseksüel olmak bir tercih değil yönelimdir.

“Dündar, sanık avukatının müvekkilinin eşcinsel olduğunu, cezaevine gönderilmemesi talebine bulunduğunu da belirtti. Dündar, cinsel tercihinden dolayı sanığa ceza verirken farklı bir uygulamaya gidilmesini adil bulmadığını belirtti.”

3) 7 Eylül 2019’da, Yenidüzen tarafından yayınlanan “Saraybosna’nın ilk Onur Yürüyüşü yapıldı” başlıklı haber hem insan haklarına duyarlı ve saygılı hem de konuyla ilgili bireylerin görüşlerine yer veren haber haber niteliği taşıdığından dolayı olumlu haberler başlığı altında yer aldı.

Haberin geneline bakıldığında, Bosna Hersek’in başkenti olan Saraybosna’da gerçekleştirilen ilk onur yürüyüşü yer almakta. Haberin detaylarında ise, karşıt görüşler ve davranışlara rağmen onur yürüyüşü barış içinde düzenlendiği belirtildi ayrıca hem yürüyüşü düzenleyen aktivistlerin hem de karşıt görüşte olan kişilerin düşüncelerine yer verilmiştir.

“Biz LGBTİQ bireyler, varlığımız, kimliğimiz ve aşkımız için her gün mücadele ediyoruz”

“Bosna’daki bütün dini toplulukların liderleri ise onur yürüyüşünü kınadı ancak takipçilerine şiddete başvurmama çağrısı yaptı.”

 

İkinci Hafta (09-15.09.2019):

09 ve 15 Eylül Haftası’nda, Gazedda Kıbrıs, Gündem Kıbrıs, Kıbrıs Gazetesi, ve Yenidüzen gazeteleri, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Renklerin Çeşitliliği Projesi kapsamında açılan 2. stajyer çağrısını yayınladılar. Bu haftanın dikkat çekenleri arasında Kıbrıs Postası’nda yayınlanan “Kadın ve eşcinselleri aşağılayan vaazların verildiği camiler kapanacak” başlıklı haber ile birlikte hem Yenidüzen’de hem de Gazedda Kıbrıs’ta “Kıbrıslı bir kuir” olarak anılan Behiç Gökay’ın haberleri yer aldı.

1) 9 Eylül’de Yenidüzen’de “Dövülen bir şarkıcı genç: Behiç Gökay” olarak, Sevgül Uludağ tarafından kaleme alınan kayıp hikayesi, birçok kişi tarafından dikkat çekmiş ve konuyla ilgili haberler üzerine Uludağ bu haberi, haber dizisi halinde yayınlamıştır. Bu haberin akabininde hem Neşe Yaşın, hem de Mete Hatay Behiç Gökay hakkında yazılar kaleme aldılar. Bu yazılar da Gazedda Kıbrıs’ta şu başlıklarla yer aldı “Neşe Yaşın, Behiç Gökay’ı anlattı: Kıbrıslı bir kuir” ve “TMT tarafından dövülen Behiç Gökay kimdi? – Mete Hatay”. Bu haberler, insan haklarına duyarlı ve saygılı haber olma niteliği taşıdıklarından dolayı olumlu haberler arasında yer aldılar.

Neşe Yaşın ve Mete Hatay sosyal medya hesabından, Behiç Gökay’ın yaşamından, çevresi tarafından nasıl bir insan olarak tanındığından ve savaşmayı reddettiği için TMT üyeleri tarafından nasıl dövüldüğünü anlattılar. Gazedda Kıbrıs ise bu paylaşımları “Aktüel, İnsan, Yaşam” başlığı altında haberleştirdi. Yaşın, yazısında Behiç Gökay’dan “kuir kahramanım” olarak bahsediyor, Hatay ise Gökay için şöyle diyor “Behiç Gökay ismini biliyordum, hatta sesi bile hala kulaklarımda”.

“Benim kuir kahramanım Behiç Gökay’dır.”

“Dövülmüş, dışlanmış, yapayalnız bırakılmış ve ölümünden sonra da sureti kaybolmuş Behiç Gökay’ın hikâyesi. Tek teselli konuşma imkanı bulduğumuz köylülerin Behiç’ten büyük bir sevgi ve saygıyla söz etmeleri ve onu hep güzel hatırlamaları.”

2) 11 Eylül’de Kıbrıs Postası’nda “Kadın ve eşcinselleri aşağılayan vaazların verildiği camiler kapanacak” başlığıyla verilen haber insan haklarına duyarlı ve saygılı niteliği taşımasından dolayı olumlu haberler kategorisinde yer aldı.

Haberin genelinde Amsterdam’ın belediye başkanının LGBTİ+ fobik tutumlar sergileyen imamlara karşı yaptığı açıklama yer alıyor. Haberde belirtildiğine göre, belediye başkanı Halsema, kadınlara ve eşcinsellere karşı ayrımcı dil kullanan imamlara karşı harekete geçeceğini belirtti.

“… yerel AT5 kanalına yaptığı açıklamada, kadın ve eşcinsel karşıtı görüşleri nedeniyle son dönemde yoğun tartışmalara neden olan camilere ilişkin rahatsızlığını dile getirdi. Halsema, imamların, kadınları aşağılayan, eşcinselliğin günah olduğunu savunan vaazlar verdiği camilere karşı harekete geçeceğini, bu tür olumsuz görüşlerde ısrar eden camileri ise kapatacağını vurguladı.”

 

Üçüncü Hafta (16-22.09.2019):

16 ve 22 Eylül Haftası’nda birçok gazetede geçtiğimiz hafta yayınlanan stajyer haberi yeniden yer aldı. Onun haricinde yine Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Kuir Kıbrıs tarafından ve Kaos GL iş birliğinde yürütülen Hayat Projesi’nin açılışı ile ilgili basın bildirisi, Gazedda Kıbrıs, Gündem Kıbrıs, ve Yenidüzen’de yayınlandı. Bu haftanın dikkat çeken haberi ise Kıbrıs Postası’nda yayınlanan “Lady Gaga: Makyaj yapmaya başlayana kadar asla güzel hissetmemiştim” adlı haber oldu.

1) 18 Eylül 2019’da Yenidüzen’de yayınlanan “Lady Gaga: Makyaj yapmaya başlayana kadar asla güzel hissetmemiştim” adlı haber, insan haklarına duyarlı ve saygılı haber olarak olumlu haberler kategorisinde yer aldı.

Haber, Lady Gaga’nın, Allure dergisinin “En Güzeller” temalı ekim sayısında verdiği samimi röportajdan kesitlere yer vermekte. Haberin detaylarında Lady Gaga kendisine olan bakış açısını ve makyajın onun hayatındaki yerine samimiyetle cevap vermekte. Haberin son kısmında ise, makyaj markasının cinsel kimlikleri kapsayıcı bir yanı olduğuna değiniyor.

“Röportajda Lady Gaga, kendilerini nasıl tanımladıklarına bakılmaksızın tüm cinsel kimliklerin burada “hoş karşılandıklarını ve asla ama asla sömürülmeyeceklerini çok açık bilmelerini” istediğini belirterek herkesin erişebileceği bir marka yaratmanın önemine de vurgu yaptı.”

 

Dördüncü Hafta (23-30.09.2019):

23 ve 30 Eylül Haftası’nda dikkat çeken haber hem Gündem Kıbrıs hem de Kıbrıs Postası’nda yer alan HİV ile ilgili haberler oldu.

1) 27 Eylül 2019’da Gündem Kıbrıs’ta “HİV pozitif vakalarında artış” ve Kıbrıs Postası’nda “Tabipler Birliği HİV testlerinin gerekliliğine vurgu yaptı” başlıklı haberler, stereotipleştirici ve/veya kriminalize eden ve ayrımcı dil içeren haber niteliği taşımasından dolayı olumsuz haberler kategorisinde yer aldılar.

Haberin geneline bakıldığı zaman HİV ile ilgili bilgiler yer almakta. Haberin olumsuz tarafı ise, öncelikle “homoseksüel” teriminin kullanılması ayrımcı dil olarak değerlendirilmiştir. “Homoseksüel” terimi yıllarca eşcinselleri tıp literatürüne hastalık olarak tanımlamak için kullanılmış bir terim olup, günümüzde artık “eşcinsel” terimi kullanılmaktadır. Öte yandan, haberde “erkekler arası homoseksüel ilişki yaşayanlar” HİV’le ilgili risk grubunda yer almaktadır. Günümüzün güncel literatürüne bakacak olursak, anüste bulunan çatlaklardan dolayı korunmasız yaşanan anal ilişki esnasında HİV’in geçişinin daha kolay olabileceğine dair çalışmalar bulunmakta. Fakat anal ilişki sadece eşcinsel erkekler arasında gerçekleşmediği gibi anal ilişkinin riski artırmasına vurgu yapmak yerine “erkekler arası cinsel ilişki” vurgusu yapılması hem tüm erkek eşcinsellerin anal ilişki yaptığı varsayımını barındırmakta, hem heteroseksüel çiftlerin de anal ilişki yaptığını göz ardı etmekte hem de transgenderların varlığını yok saymaktadır. Tüm bunlar düşünüldüğünde bu tarz bir söylem stereotipleştirici olarak değerlendirilmiştir.

“HIV’le ilgili risk grubunda olanlarsa, korunmasız cinsel ilişki yaşayan ve birden fazla partnerle olanlar, damar içi ilaç bağımlılığı ve ortak enjektör kullanımı olanlar, HIV pozitif bir kişi ile ilişki yaşayanlar, görülme sıklığı yüksek bölgelere seyahat eden ya da orada yaşayanlar, cinsel saldırıya maruz kalanlar, erkekler arası homoseksüel ilişki yaşayanlar, para karşılığı cinsel ilişki yaşayan kişiler olarak açıklandı.”

 

Eylül Medya Takip Raporu