Kuir Kıbrıs Derneği, 25 Kasım Açıklaması

(Lefkoşa, 25.11.2019) Bugün, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. 1960 yılında Mirabel Kardeşler’in dövülerek öldürülmesinden sonra, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1999’da 25 Kasım’ı “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” ilan etti. O günden beridir de bu gün anılmakta ve kadına yönelik şiddet dillendirilmektedir.

 Aradan neredeyse 60 yıl geçmesine rağmen ve bu alanda gerek bilimsel, gerekse toplumsal boyutta bir çok çalışma, girişim gerçekleştirilmesine rağmen hala günümüzde kadına yönelik şiddet kendini her boyutuyla göstermekte. Kıbrıs’ın kuzey kesiminde de gün aşırı kadına yönelik şiddet vakaları yaşanıyor ve ne yazık ki durmak bilmiyor.

Kuir Kıbrıs Derneği olarak erk’i güç merkezinde tutan ve dışında kalan her türlü yönelim ve kimliği tahakküm altına alan ataerkil sisteme ve bu sistemin yarattığı şiddete karşı durduğumuzu her daim belirttiğimiz gibi bugünde de altını çizerek belirtmek isteriz. Toplumun dayattığı. İkili cinsiyet rejimine dayalı, ataerkil ve heteroseksist düzen bugün halen daha kadınların şiddetin çeşitli biçimlerine sistematik şekilde maruz kalmalarına yol açıyor. Bizler ataerkil sistemin dayattığı şiddeti sorgulamayı ve bunun dışında bir dünyayı tahayyül etmeye devam ediyor ve herkesi de toplum içerisinde kendilerine dayatılan cinsiyet rollerini sorgulamaya ve buradan üreyen şiddete karşı durmaya davet ediyoruz.

Eril şiddetin boyutları her geçen gün ülkemizde de daha görünür olurken, devletin bu meseleyi bir an önce öncelikli bir mesele olarak ele almasını bekliyoruz. Kadına yönelik şiddet konusunda şiddetin önlenmesi ve şiddete maruz kalan kadınların etkin başvuru yollarına sahip olmaları bu mücadelede önemli bir yer tutuyor. Buna rağmen ülkemizde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi Yasası 2014 yılında meclis tarafından kabul edilse de yasa tam anlamıyla uygulanmıyor ve şu anda içinden geçtiğimiz süreçte yapılan bütçe tartışmalarında ele alınmıyor.

Kadına yönelik şiddet, cinsel yönelim cinsiyet kimliği farketmeksizin tüm kadınları etkilemekte ve lezbiyen, biseksüel, trans, interseks kadınlar da sistematik olarak eril sistemin yarattığı şiddete maruz kalmaktadır. Kuir Kıbrıs Derneği olarak, kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyete dair devrimsel dönüşüm ile sona ereceğinden hareketle bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğimizin altını çizer,  senelerdir yeterli maddi kaynağın olmadığı bahane edilerek tam anlamıyla hayata geçirilemeyen yasanın bir an önce öncelikli bir mesele olarak ele alınması ve hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz.

Bunun yanında, devlet tarafından kadın sığınma evlerinin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyor ve soruyoruz; devlet bütçesinde başka meseleler için ayrılan kalemlerin hangisi kaybettiğimiz kadınların yaşam haklarından ve hayatını şiddetle geçirmeye mahkûm edilen kadınların can güvenliklerinden daha önemli olabilir?

//son

Kuir Kıbrıs Derneği, 25 Kasım Açıklaması